Bütün ülke festival alanı

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından dördüncü kez düzenlenen ve bu yıl 16 şehre yayılarak sekiz ay sürecek Türkiye Kültür Yolu Festivali, ilk durağı Adana’da Portakal Çiçeği Festivali ile birlikte başladı.

Bir şehrin iklimiyle, doğasıyla, tarımıyla, toprağında yetişen ürünleriyle bu derece bütünleşmesi nadir rastlanan bir durum. Adana böyle bir şehir. Yakıcı güneşiyle bile barışık, narenciyesiyle, pamuğuyla gurur duymasın mı? Pamuğun adı Altın Koza’da yaşıyor, narenciyeninki Portakal Çiçeği Karnavalı’yla. Bu sene T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin ilk durağı hâline gelen karnavalla.

Hem karnaval hem de sekiz ay sürecek festival maratonu 13 Nisan Cumartesi günü Adana Müze Kompleksi’nde düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı toplantıyla başladı. Kültür Yolu Festivali, bir kenti diğerlerinden ayrıştıran özelliklerinin kültür ve sanat mirasında yattığı inancıyla yola çıkan, uğradığı şehirlerin kültür ve sanatını turizmle birleştirmeyi hedefleyen bir proje. Dört yıl önce İstanbul’dan yola çıkıp her yıl yeni şehirleri bünyesine katarak devam etti, geçen yıl 11, bu yıl 16 şehre yayıldı. Bakan Ersoy hedeflerinin 2028’de 35 şehre ulaşmak olduğunu söylüyor.

Dokuz gün, 30 mekân

Bu şehirleri nasıl seçiyorlar? Yedi bölgeye eşit dağılmasına özen göstererek ve turizm potansiyeli yüksek olan büyük şehirlere öncelik vererek. Gittikleri şehirlerin festivalleriyle iş birliği yapıyorlar. Bu nedenle Portakal Çiçeği Festivali üç günden dokuz güne çıkmış. Gaziantep’te Gastroantep ile, Konya’da Mistik Müzik Festivali ile, Nevşehir’de Kapadokya Balon Festivali ile birlikte yol alacakları söylüyor Mehmet Nuri Ersoy. Sıradaki hedeflerinin festivalin uluslararası kimliğini artırmak, tarihleri çok önceden belirleyerek dünya çapında sanatçıları ağırlamak olduğunu ekliyor.

Adana’ya dönersek, Kültür Yolu Festivali destekli Portakal Çiçeği Karnavalı 30’dan fazla noktaya yayılıyor. Merkez Park ve Atatürk Parkı’nda açıkhava konserleri Fatma Turgut ve Kafadar ile başladı, sırada Haluk Levent, Emir Can İğrek, Mert Demir, Köfn gibi isimler var. Merkez Park’ta bir de çocuk köyü kurulmuş durumda, her gün 16.30’dan itibaren atölyeler, oyunlar, yarışlar, bir şenliktir gidiyor.

Refik Anadol’un “Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları” veri heykeli Anıt Müze’de sergileniyor, festivale özel üretilen “Atatürk Kültür Yolu’nda” adlı eser ise Tren Garı’nda. Kültür Bakanlığı arşivinden binlerce fotoğraf ve videonun yapay zeka algoritmasına yüklenmesiyle ortaya çıkan iş, Atatürk’ün anısını festival rotasındaki 16 şehrin ikonik mimari yapılarında yaşatmaya devam edecek. Merkez Park’ta ise Güvenç Özel’in çevresi ve aydınlatma koşullarıyla sürekli değişen 18 metrelik “Holoflux” adlı dijital heykeli bekliyor ziyaretçileri.

Festivalin yıldız mekânlarından biri, restore edilerek Adana Müze Kompleksi’ne dönüştürülen Milli Mensucat Fabrikası. “Eskizden Piksele Dijital Sanat”, “Matraki: Bir Osmanlı Yıldızı”, Fulya Alışır’ın “Odyssey / Arayış” sergisi burada seyirciyle buluşuyor. Fulya Alışır’ın sergisinin odağında şekillendirilebilir, yumuşak ve organik yapısıyla ‘pamuk’ var.

Atıkları dönüştürülüyor

Kültür Yolu Festivali’nde çıkan atıklara 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezi’ndeki “Yeşil Dokunuş” atölyelerinde yeni işlevler kazandırılacak. Güzel sanatlar, teknik ve meslek liseleri öğrencilerinin Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri mentorluğunda yapacakları satranç oyunu, ödev dosyası, geri dönüşüm kutusu gibi ürünler köy okullarına gönderilecek.

Dokuz güne yayılan programın detaylarına https://kulturyolufestivali.com/ adresinden ulaşmak mümkün. Kültür Yolu Festivali’nin bir sonraki durağı için gün saymak da. Şanlıurfa’ya 40 gün kalmış durumda. Sırada Bursa, Samsun, Trabzon, Van, Nevşehir, Erzurum, Çanakkale, Gaziantep, Ankara, Konya, İstanbul, Diyarbakır, İzmir, Antalya var.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*